Kategoriler
Girişimcilik Hibe ve Destekler Manşet

Kadın Girişimcilere Destek Veren Kuruluşlar

İş dünyasının sadece erkeklere ait olmadığını göstermek isteyen birçok kadın girişimci, gerek banka kredileri ile gerekse yıllarca çalışarak biriktirdikleri sermayeler ile iş dünyasına adım atmaya çalışıyor. Son 10 yıl içerisinde ülkemizde teknolojiden finansa, modadan turizme, tekstilden üretime kadar birçok farklı iş kolunda hem kadın hem de erkek girişimcilerin aktif rol aldıklarını gözlemledik. Bir iş fikrine sahip olup gerekli sermayeye sahip olmadığından ötürü sadece hayal kurmakla yetinen kadın girişimcilere bir haberimiz var. Son yıllarda sayıları giderek artan Kadın girişimcilere destek veren kuruluşlar, ticaret ve istihdam oluşumuna büyük katkı sağlamaktadır.

KOSGEB

KOGBEB genel olarak KOBİ’lere destek veren bir kuruluş olarak tanınmaktadır. KOSGEB, devlet tarafından görevlendirilmiş bir oluşum olup girişimcileri finansal açıdan destekleme amacına sahiptir. Girişimcilere her alanda destek veren KOSGEB için öncelikle bir başvuruda bulunmak gerekiyor. Sahip olduğunuz fikir uzun yıllar aktiflik gösterecek bir fikir ise KOSGEB tarafından hibe ya da faizsiz kredi şeklinde finanse edilmektedir. Kadın girişimcilere destek veren kuruluşlar arasında KOSGEB ilk sırada yer almaktadır.

TOBB

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), bulundukları iller içerisinde yer alan kadın girişimcilere hem finansal açıdan hem de çeşitli eğitimler aracılığı ile destek veriyor. Aynı şehir içerisinde bulunan kadın girişimcilerin bir araya geldiği eğitimler sayesinde sosyal ağ güçlendirilebilir, farklı sektörlerde yer alan kadın girişimcilerden destek, öneri ve tavsiye alabilirsiniz.

Bankalar

Kadın girişimcilere destek veren kuruluşlar arasında bankaların yer aldığını da göreceksiniz. Teminat şartı olmadan 84 aya kadar vadeli bir şekilde verilen krediler, girişimcilerin hayata geçirilmesi için ilk etapta oldukça yeterli olarak gösteriliyor. Teminat şartı, vade süresi bankadan bankaya değişiklik gösterebildiği gibi girişimci kadının fikrine göre de belirlenebilmektedir.

Bununla birlikte Kadın girişimcilere destek veren kuruluşlar arasında Kagider, WeConnect International gibi uluslararası kuruluşların da yer aldığını söyleyebiliriz. Bu kuruluşlar aynı TOBB gibi hem finansal açıdan hem de çeşitli eğitimler ile kadın girişimcileri desteklemektedir. Finansal destekten ziyade girişimci kadınlara verilen eğitimler, başarıların daha kısa sürede meydana gelmesine büyük oranda katkı sağlamaktadır.

Kategoriler
Editörün Seçimi Girişimcilik Hibe ve Destekler KOSGEB Destekleri Manşet

2018 yılı KOSGEB Girişimcilik Desteği Bölgelere Göre Destek Oranları

KOSGEB Girişimcilik Desteği kapsamında 2018 yılında Girişimcilere Yapılacak olan KOSGEB Girişimcilik Desteği Geri Ödemeleri için hazırlanan KOSGEB Bölge Listesi ve bu bölgelerde girişimcilerin alacağı Destek Oranları aşağıdaki gibidir.

Girişimci tarafından yapılacak olan harcama kalemlerinin Erkekler için %60 ve %70’lik kesimleri KOSGEB tarafından karşılanırken Kadın Girişimcilerde bu rakamlar %80 ve %90 oranına çıkmaktadır.

Tabi ki bu oranlardan hangisinin sizin için geçerli olacağını Şirketleşme Yoluna gittiğiniz ilin belirlediğini söylememizde fayda var.

İşte 2018 yılında KOSGEB tarafından uygulanacak olan Bölgelere Göre Destek Oranları

 

KOSGEB 2017 Girişimcilik Destek Oranları

 

KOSGEB Girişimcilik Destekleri Oranları – 2018 ( Bölgeler ve Cinsiyet)

KOSGEB 1. ve 2. Bölgede faaliyet gösterecek olan Girişimci Adaylarına,

  • Erkek Girişimciler için %60,
  • Kadın Girişimciler için %80,

Oranında destek vermektedir.

 

KOSGEB 3. 4. 5. ve 6. Bölgelerde faaliyet gösterecek olan Girişimci Adaylarına,

  • Erkek Girişimciler için %70,
  • Kadın Girişimciler için %90,

Oranında destek vermektedir.

 

KOSGEB Girişimcilik Destekleri Bölgeler – 2018

 

1. Bölge İstanbul, Kocaeli, İzmir, Eskişehir, Bursa, Antalya, Ankara, Muğla.
2. Bölge Yalova, Tekirdağ, Sakarya, Konya, Kırklareli, Kayseri, Isparta, Edirne, Denizli, Çanakkale, Bolu, Aydın, Adana.
3. Bölge Bilecik, Burdur, Balıkesir, Karabük, Gaziantep, Karaman, Mersin, Manisa, Samsun, Zonguldak, Uşak, Trabzon.
4. Bölge Bartın, Artvin, Amasya, Afyonkarahisar, Çorum, Elazığ, Düzce, Hatay, Erzincan, Kastomonu, Kırıkkale, Kütahya, Malatya, Kırşehir, Sivas, Rize, Nevşehir.
5. Bölge Bayburt, Aksaray, Adıyaman, Giresun, Erzurum, Çankırı, Kahramanmaraş, Gümüşhane, Ordu, Niğde, Kilis, Sinop, Tokat, Osmaniye, Yozgat, Tunceli.
6. Bölge Batman, Ardahan, Ağrı, Bitlis, Bingöl, Diyarbakır, Iğdır, Kars, Hakkari, Muş, Siirt, Mardin, Şanlıurfa, Van, Şırnak, Bozca ada ve Gökçe Ada.

 

Kategoriler
Girişimcilik Hibe ve Destekler Manşet

Start-Up’lar İçin 3 Yıl KDV Muafiyeti ve Online Ödemelerde Düşük KDV Talebi

Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) tarafından Maliye Bakanı Naci Ağbal’a 25 maddelik bir paket sunuldu. Pakette 3 Yıl KDV Muafiyeti, Online Ödemelerde Düşük KDV ve Sektörlere özel bazı KDV Düzenlemeleri de yer bulmuş durumda.

Vergi düzenlemelerine katkıda bulunmayı amaçlayan Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD), KDV’ye ilişkin değerlendirme ve önerilerini Maliye Bakanı Naci Ağbal’a sundu.

Teknoloji sektörü odaklı KOBİ’ler, girişimcilere yönelik 25 maddelik listede, start-up’lara 3 yıllık KDV muafiyeti tanınması, teknoloji şirketlerinin KDV alacaklarına öncelik verilmesi ve kredi kartı ile yapılan online alışverişlerden daha düşük KDV alınması gibi öneriler yer alıyor.

Bakan Ağbal’ı ziyaret ederek toplam 25 maddeden oluşan listeye ilişkin bilgi aktaran GYİAD Başkanı Yiğit Savcı, “Hazırladığımız bu çalışma ile özellikle teknoloji şirketlerini ilgilendiren vergi düzenlemelerine dikkat çekmek istedik. Önerilerimizin hayata geçirilmesi durumunda ülke ekonomisine önemli katkıları olacağına inanıyoruz” dedi.

 

Start-up’lara 3 Yıllık KDV Muafiyeti

25 madde arasında start-up olarak nitelendirilen şirketlere mali kolaylıklar sağlanması yönünde bir öneri bulunduğunu kaydeden Yiğit Savcı, “Günümüzde ülkeler için buluşlar ve yenilikler geliştirmek ve bunları hızla ticarileştirmek büyük öneme sahip. Bunları da start-up adı verilen şirketler hızla hayata geçirebiliyor. GYİAD olarak önerimiz, bu şirketlerin kurulduktan sonra üç yıl boyunca KDV mükellefi olmamaları yönünde. Dünyada start-up olarak başlamış bugünün önemli teknoloji şirketlerinden birçoğunun piyasa değerinin, tek başına Türkiye’de borsada işlem gören tüm şirketlerin piyasa değerinin üzerinde olduğu unutulmamalı. Ülkemizin de dünya devi olabilecek 2-3 start-up şirket çıkarması bile ekonomiye önemli katkı sağlanması için yeterli olacaktır” dedi.

 

Teknoloji Şirketlerinin KDV Alacaklarına Öncelik

Listedeki maddelerden birinin teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlere yönelik olduğunu belirten Savcı, “Bu şirketlerin KDV alacaklarına uygulanacak özel bir program ile öncelik tanınması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim hedefine öncülük ederken, biriken KDV alacakları kendilerine ek bir yük oluşturuyor. GYİAD olarak teknoloji şirketlerinin KDV alacaklarının en geç 3 ay içinde ödenmesini öneriyoruz. 94,3 milyar TL satış hacmi yaratan bu şirketlerin KDV alacaklarının kısa sürede ödenmesi halinde, önemli bir maliyet unsurundan kurtularak daha rekabetçi hale gelecekleri düşüncesindeyiz. Bu da daha yüksek gelirler ve kamu mali yükümlülüğü tabanı anlamına gelecektir” dedi.

 

Kartlı Online Alışverişe Düşük KDV Oranı

Diğer bir maddenin kredi kartı ile yapılan online alışverişleri kapsadığını söyleyen Yiğit Savcı, kredi kartı ile yapılan harcamaların ve internet üzerinden yapılan harcamaların yüzde yüz kayıtlı olduğuna dikkat çekti. Savcı, “Kayıt dışılığın önlenmesi yolunda bir adım olarak, hane halkı harcamalarında kredi kartı ile online alışverişin teşvik edilmesi için, bu tür harcamalarda yüzde 8 gibi daha düşük KDV oranı uygulanmalı. Bu sayede 12,2 milyar TL ilave KDV geliri elde edileceği gibi, hane halkları da 15,3 milyar TL tasarruf etmiş olacaktır. Tüm bunlara ek olarak, online alışverişin yaygınlaşması çok sayıda firma için yeni ürün ve hizmet satışını da beraberinde getireceği için, kamu için vergi ve SGK tabanı da genişlemiş olacaktır” diye konuştu.

 

GYİAD Tarafından Maliye Bakanlığına Sunulan 25 Madde

KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARINA İLİŞKİN ÖNERİLER

  • Genel KDV Oranı Yüzde 18’den Ekonomik Canlanmayı Sağlayacak Ve Kayıt Dışı Ekonomiyi Azaltacak Makul Bir Seviyeye Düşürülmelidir

1985 yılında ilk başlangıçta %10’luk genel KDV oranı ile temel gıda maddeleri için sıfır olmak üzere iki oranla KDV uygulamasına geçilmişti. Bir yıl sonra %0, %1 ve %5 olmak üzere indirimli oran sayısı üçe çıkmıştır. 1988 yılında genel oran %12’ye yükseltilmiş, indirimli oranlara %8 oranı eklenmiş ve ilk defa %15’lik yükseltilmiş oran uygulamasına başlanmıştır.

Zaman içerisinde genel oran %11, %12, %15, %17 olarak uygulandıktan sonra 15/5/2001 tarihinde %18 olarak bugünkü orana getirilmiştir. İndirimli oranlarda da çeşitli değişikliklerden sonra 1/11/1993 tarihinde bugün geçerli olan %1 ve %8’lik oranlar yürürlüğe girmiştir. Yükseltilmiş oranlar ise %13, %13,5, %15, %20, %23, %25, %26 ve %40 olarak devam etmekte iken, 2002 yılında ÖTV’nin yürürlüğe girmesiyle yükseltilmiş KDV uygulamasına son verilmiştir.

Genel KDV oranı gelir endişesi ile başlangıçtan bu yana 8 puan artmış, neredeyse iki katına yükselmiştir. Genel KDV oranının yükseltilmesine neden olan unsurların büyük bölümü bugün ortadan kalkmıştır. Bu nedenle genel KDV oranı kademeli olarak aşağı çekilmelidir.

 

  • Hizmet Sektöründe KDV Oranları % 8’e Düşürülmelidir

Hizmet sektöründe giderlerin (ücret, kira v.b.) ağırlıklı olarak KDV’ye tabi olmaması nedeniyle hasılat üzerinden % 18 KDV hesaplanması, özellikle tahsilatların vadelerinin arttığı dönemlerde mükellefleri ödeme güçlerini aşan vergi borçlarıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle hizmet sektöründe yüklenilen KDV tutarlarının görece azlığı dikkate alınarak KDV oranı  % 8’e düşürülmelidir.

 

  • Eğitim, Sağlık, Temel Gıda Ve Zorunlu Barınma İle İlgili Mal Ve Hizmetler KDV’den İstisna Olmalıdır

Anayasanın 2. maddesi ile ülkemizin sosyal bir hukuk devleti olduğu hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla eğitim, sağlık, temel gıda ve zorunlu barınma ile ilgili mal ve hizmetler her yurttaşa sağlanması gereken kamusal haklardır. Bu hizmetlerin devlet ya da özel sektör eliyle sunulmasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Bu nedenle bahsi geçen temel haklara ilişkin mal ve hizmetlerin KDV’den istisna olması gerekmektedir. Bu kapsamdaki hizmet ve malların özel sektör eliyle sunulması halinde elde edilecek gelir üzerinden gelir/kurumlar vergisi alınması gerektiği tabidir. Ancak esas itibariyle nihai tüketiciye yansıtılmakta olan KDV’nin alınması açıklandığı üzere Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen sosyal devlet tanımlamasına uygun değildir.

 

KATMA DEĞERİN HESAPLANMASINA VE ÖDENMESİNE YÖNELİK ÖNERİLER

  • ÖTV Tutarının KDV Matrahına Dahil Edilmesi Uygulaması Kaldırılmalıdır

Güncel vergi mevzuatımıza göre; ÖTV’ye tabi bir mala ilişkin KDV hesaplanırken, ÖTV tutarı malın bedeli ile birlikte KDV matrahına dahil edilerek katma değer vergisi hesaplanmaktadır. Dolayısıyla hesaplanan vergi üzerinden başka bir vergi alınmaktadır. Vergi üzerinden vergi almak şeklindeki bu uygulamaya son verilmesi gerekmektedir.

 

  • Yasal Defter Kayıtlarının, Mali Tabloların Ve Vergi Beyannamelerinin UFRS’ye Uygun Hale Getirilmesi Sağlanmalıdır, Tahsil Edilmeyen KDV’lerin Ödenmesi Önlenmelidir

UFRS esas itibariyle gerçeğe uygun değer tanımını esas almaktadır. Ancak vergi kanunları uyarınca hazırlanan yasal defterler, mali tablolar ve vergi beyannameleri maalesef gerçek durumdan son derece uzaktır. Örneğin; şirketler bilançolarında değerli varlıkları olsa da vergi usul kanunu uyarınca alış bedeli ile kayıtlı edilmiş olmaları nedeniyle gerçeği yansıtmamaktadır. Bu durum piyasa ve kredi talep ettikleri bankalar nezdinde hatalı değerlendirmelerle karşılaşmalarına neden olmaktadır.

Ayrıca henüz tahsil etmedikleri KDV tutarlarını beyan etmek zorunda bırakılmaları nedeniyle kanun mantığına göre aracısı oldukları bir vergiyi tahsil etmeden ödemek zorunda kalmaktadırlar. Yasal Defter Kayıtlarının, Mali Tabloların ve Vergi Beyannamelerinin UFRS’ye uygun Hale Getirilmesi bu durumları ortadan kaldıracaktır.

 

  • Kur Farkları KDV’ye Tabi Tutulmamalıdır

KDV’de vergiyi doğuran olay malın teslimi, hizmetin ifasıdır. Teslim ve ifadan sonra ödeme sırasında döviz kurlarındaki değişime bağlı olarak ortaya çıkan farkların KDV’ye tabi olacağı yönünde kanunda açık bir düzenleme olmamasına rağmen Bakanlık öteden beri kur farkını vade farkı olarak değerlendirip KDV’ye tabi tutmaktadır. Bu uygulamadan vazgeçilmeli ve gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır.

 

  • İthalatta ve Yurt içi İşlemlerden Alınan KDV’de İkilik Ortadan Kaldırılmalıdır

İthalatta alınan KDV’nin gümrük mevzuatına tabi olması yurt içi işlemlerdeki KDV’nin KDV mevzuatına tabi olması ikilik yaratmakta, Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı arasındaki farklı uygulamalar işletmeler açısında sorunlar çıkarmaktadır. KDV açısından tek bir mevzuat ve yetkili tekbir İdari makam olmalıdır. KDV oranlarının GTİP numaralarına göre belirlenmesi zaten gümrük uygulamalarında tartışmalı olan birçok hususun KDV’ye sirayet etmesine yol açmaktadır. Bu uygulamadan vaz geçilmesi gerekir.

 

  • Bedelsiz Veya Düşük Bedelli Teslimlerde Emsal Bedel Üzerinden KDV Alınması Uygulaması Kaldırılmalıdır

KDV Kanunun 27. maddesi uyarınca bedelsiz/düşük bedelli işlemlerde emsal bedel üzerinden KDV ödenmesini gerektiren hüküm, işlemlerin gerçek tutarını dikkate almamakta ve mükellefler açısından almadıkları bir bedel üzerinden vergi ödemelerine yol açmaktadır. Söz konusu düzenleme her ne kadar vergi güvenlik müessesi olarak düzenlenmiş olsa da bir cezalandırma aracı olmaya başlamış, işlemlerin gerçek mahiyetine aykırı ve piyasa dinamiklerini de bozan bir düzenleme halini almıştır

 

  • Arsa Payı/Kat Karşılığı İnşaat İşlerinde KDV Uygulamasına İlişkin Bakanlık Görüşü Değiştirilmelidir

Maliye Bakanlığı arsa payı/kat karşılığı inşaat işlerinde, arsa ve bina olarak iki ayrı teslim olduğu, yani işlemin trampa hükmünde olduğu konusunda görüş açıklamış olup hem Müteahhit hem de arsa sahibini KDV’ye tabi tutmaktadır. Ancak Müstekar hale gelen Danıştay ve Yargıtay kararlarında kat karşılığı inşaat işlerinin hizmet içeren karma sözleşmeler olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle yapılacak reformda yüksek yargı kararları dikkate alınmalıdır.

 

KATMA DEĞER VERGİSİNDE İNDİRİMLER, ALACAKLAR, İADELER VE DEVİRLERE İLİŞKİN ÖNERİLER

  • KDV İadeleri Süreci İyileştirilmeli ve Hızlandırılmalıdır

Gerek istisnalar gerekse indirimli oran uygulamaları nedeniyle zorunlu olarak buna uymak durumunda olan KDV mükellefleri bu işlemler nedeniyle almaları gereken iadelerde sorunlar yaşamakta ve iade uygulamalarında mükellefler “bünyeye giren KDV hesaplamalarına” zorlanmaktadır. Bu, verginin iş adamı üzerinde gerçek bir yük olarak birikmesine ve iadelerdeki sınırlamalar ve gecikmeler yüzünden orantısız bir iş-istihdam yüküne neden olmaktadır. Bu nedenle, yüklenim KDV hesaplarıyla uğraşmak yerine, istisna nedeniyle alınmayan veya eksik alınan KDV tutarlarını baz alan bir iade mekanizması kurulmalıdır.

 

  • KDV Tevkifatı Uygulamasının Kapsamı Daraltılmalıdır

KDV’de esas itibariyle sınırlı durumlarda ( özellikle yurt dışında mukim kişilerle yapılan işlemlere bağlı olarak) uygulanması gereken tevkifat yöntemi, sonradan, Kanunda ve tebliğlerle yapılan düzenlemelerle yaygın hale getirilmiştir. Bu konuda alıcılara sorumluluk yüklemesi yapılmış olup, çoğu zaman sorunlar yaşanmaktadır. Satıcının düzenlediği faturalar için alıcıya sorumluluk yüklenmekte ve çoğu zaman düzenlenen faturaların düzeltilmesi gereği doğmakta ya da bu yükümlülüğün farkına sonradan varılabilmektedir. Bu nedenle, anılan sorumlulukların daraltılması yönünde düzenlemeler yapılmalıdır.

 

  • KDV İadelerinde YMM Raporları Yeterli Görülmeli, İadeler Geciktirilmeksizin Gerçekleştirilmelidir

Yeminli Mali Müşavirlerin devlet adına denetim yapmakta olmaları ve yaptıkların tasdiklerden müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle vergi iade tasdik raporlarının esas alınarak iadelerin ivedilikle gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.

 

  • Dönem Kayması Olarak Ertesi Yıla Sarkan Faturalardaki KDV’nin İndirimi Kabul Edilmelidir

KDV Kanununun 29/3 maddesi uyarınca KDV indirim hakkı vergiyi doğuran olayın olduğu takvim yılı ile sınırlandırılmıştır. Bu uygulama, işletmelerin elinde olmayan nedenlerle geç gelen/düzenlenen faturaların indirilememesi sonucunu doğurmaktadır. KDV’de vergilendirme dönemi yıllık değil aylıktır, dolayısıyla giderleştirmedeki dönemsellik ilkesi burada uygulanmamalıdır. Ertesi yıla sarkan KDV’nin indirimine olanak tanınmalıdır.

 

  • Zayi Olan Mallarda KDV İndirimi Mümkün Olmalıdır

KDV Kanununun 30/c maddesi sadece deprem, sel ve Bakanlıkça yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olan mallar nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirimine izin vermektedir. Bu durum oldukça kısıtlayıcı olup, zayi olduğu ilgili kurumlarca belgelendirilen mal ve sabit kıymetlere ilişkin KDV’nin indirimine izin verilmelidir.

 

  • İndirimli Orana Tabi Mallar İçin Sonraki Dönemlerde Ortaya Çıkan Harcamalar Nedeniyle Yüklenilen KDV’nin İndirimine İzin Verilmelidir

İndirimli orana bağlı KDV iadesinde ciro primi, mal iskontosu, fiyat farkı, vade farkı, kur farkı vb. nedenlerle sonraki dönemlerde gelen faturaların KDV’sinin iade edilmemesi şirketler üzerinde finansman yükü oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu iadeye izin verilmelidir.

 

  • Devreden KDV’ler İade Edilmelidir

KDV Kanununda bir dönem içinde yüklenilen KDV, hesaplanan KDV’den fazla olduğu durumda, fazlalık sonraki dönemler devretmektedir. Bu durum ise özellikle yatırım aşamasındaki işletmelerle sürekli devreden KDV veren şirketler açısından büyük bir finansman yüküne maruz bırakmakta. Diğer taraftan da devlet mükelleflerin parasını faizsiz kullanmaktadır. Devreden KDV uygulaması yerine devredilecek tutar mükelleflere iade edilmelidir. Genel bir iade uygulaması ilk etapta bütçe dengelerini bozabileceğinden geçiş sürecinde yatırımcı işletmeler veya belirli sektörlerdeki işletmeler pilot uygulama olarak seçilebilir.

 

  • Teknoloji Alanlarında Faaliyet Gösteren Şirketlerin KDV Alacakları İçin Teşvik Kapsamında Öncelik Tanınmalıdır

Türkiye’de yeni gelişme evresinde olan Bilişim Şirketleri için uygulanacak bir teşvik kapsamında KDV alacakları için öncelik uygulanmalıdır.

 

KATMA DEĞER VERGİSİ İLE İLGİLİ DİĞER ÖNERİLER

  • Serbest Meslek Erbabında Gelir Vergisi Kanunu İle Katma Değer Vergisi Kanunu Hükümleri Arasındaki Uyumsuzluk Giderilmelidir

Serbest meslek erbabı gelirin elde edilmesi açısından tahsilat esasına tabi iken KDV açısından tahakkuk esası geçerlidir. Diğer bir ifadeyle serbest meslek makbuzu düzenlenmesiyle gelir henüz doğmadığı halde KDV tahakkuk etmektedir. Bu durum da müşterilerinden KDV’yi tahsil edemeyen serbest meslek erbabını zor durumda bırakmakta ve çoğu durumda kayıt dışılığı beslemektedir. Bu uygulamanın değişmesi için gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır.

 

  • Örtülü Sermaye Ve Transfer Fiyatlandırması Durumlarında KDV Uygulanması Değiştirilmelidir

Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Kanunlarında örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faizler ile transfer fiyatlandırması yoluyla dağıtılan örtülü kazançlar ortaklara yapılan bir kar dağıtımı olmasına rağmen ayrıca KDV’ye de tabi tutulmaktadır. Bu yorum değiştirilmelidir.

 

  • Hizmet İhracı Tanımı AB Mevzuatıyla Uyumlu Hale Getirilmeli, KDV İstisnası Uygulaması Genişletilmelidir

AB’nin 2006/112 numaralı KDV direktifinin 56’ncı maddesi, yurt dışında bulunan kimselere verilen bazı seçilmiş hizmetler için, hizmetten yararlanma yeri “hizmeti alanın bu hizmetle alakalı olan ekonomik faaliyetlerinin yürütüldüğü yer, bunun bilinmemesi durumunda ise yine hizmeti alanın mukim olduğu yer” olarak kabul edileceği olarak düzenlemektedir.

Ülkemizde ise yurt dışında bulunanlara verilen hizmetlerin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilmesi için “Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması” ve “Hizmetten yurtdışında faydalanılması” şartlarının birlikte sağlanması aranmaktadır. Uygulamada “faydalanma” kriterinin tespiti hem zorluk teşkil etmekte hem de bu durum AB mevzuatıyla aykırılık yaratmaktadır. Bu durum düzeltilmeli ve yurt dışındaki kişilere sunulan hizmetlerde faydalanma yerine bakılmadan ihracat istisnası uygulanmalıdır. Ayrıca, Hizmet ihracı istisnasında dövizin Türkiye’ye getirilme şartı kaldırılmalıdır.

 

  • Türkiye’den Serbest Bölgelere Verilen Hizmetler, Hizmet İhracı Kapsamına Alınmalıdır

Türkiye’den serbest bölgelere yapılan mal teslimleri ile serbest bölge içi teslimler istisnadan yararlanırken, Türkiye’den serbest bölgelere verilen hizmetlerde KDV uygulanmaktadır. Bu uygulama değiştirilerek gerekli yasal değişiklik yapılmalıdır.

 

  • Türkiye’den Gümrüksüz Satış Mağazalarına Yapılan Teslimler İhracat İstisnası Kapsamına Alınmalıdır

Gümrüksüz satış mağazalarından yurt dışına çıkanlara satılacak olan mallar KDV’siz satılırken, bu mağazalara yurt içinden yapılan satışlar KDV’ye tabi tutulmaktadır. Bu mağazalara yapılan satışlar da ihracat istisnası kapsamına alınmalıdır.

 

  • İthalatı Gözetim Uygulamaları Kapsamında KDV Uygulaması İyileştirilmelidir

İş makina yedek parça ithalatından İthalatı Gözetim Uygulaması adı altında konteynerın ağırlığı üzerinden KDV alınmaya başlanmıştır. Bu şekilde hesaplanan KDV mal bedelinin çok üzerinde olmakta ve satışlardan toplanan KDV ile mahsup edilmesine rağmen şirkette her ithalatta artan KDV alacağı yaratmaktadır. Bu uygulamaya son verilmelidir.

 

  • Kayıt Dışı Ekonomiyi Engellemesi Adına İnternet Üzerinden Kredi Kartıyla Yapılan Alışverişlerde Daha Düşük KDV Oranları Uygulanmalıdır

 

  • Vergi Mükelleflerinin Harcamalarının Tamamı Gider Olarak Kabul Edilmeli, Böylece Belgelendirme Kapsamı Genişletilerek KDV Tahakkuku Artırılmalıdır

Kayıt dışı ekonomiyi azaltmak ticari faaliyetlerin tamamının belgelendirilmesi ile mümkündür. Bir kişinin harcaması diğer bir kişinin gelirini oluşturacaktır. Bu nedenle kişilerin harcamalarını tam olarak belgelendirmesinin, gider gösterebilmek suretiyle kendilerine fayda sağlaması halinde, kayıt dışı ekonomi ciddi ölçüde azalacaktır. Belgelendirme kapsamı genişletilerek KDV tahakkuku artacaktır.

 

Yiğit Savcı

Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) Başkanı

Kategoriler
Editörün Seçimi Genel Girişimcilik Hibe ve Destekler KOSGEB Destekleri Manşet

Yerli Üretim Destek İçin KOBİ’lere 5 Milyon TL KOSGEB Desteği Sunulacak

Yurtdışında ithal edilen ürünlerin Türkiye’de Üretimini özendirmek adına işletme başına %70’i Geri Ödemesiz 5 Milyon TL’ye kadar KOSGEB Desteği sunulacağı açıklandı.

Cari açığı kapatmak ve 2023 yılı hedefleri arasında bulunan “Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilmek” adına çalışmalara destek olan KOSGEB özellikle üretim alanında yatırım yapacak Girişimcilere işletme başına 5 Milyon TL’ye kadar destek sunacak.

Desteklerin %70’lik kısmı Geri Ödemesiz kalan %30’luk kısmı ise Geri Ödemeli olarak üreticilere sunuluyor olacak. Bu sayede üreticiler ciddi manada bir desteği KOSGEB üzerinden almış ve işlerini geliştirme fırsatı yakalamış olacaklar.

Yerli Üretim Destek İçin KOBİ'lere 5 Milyon TL KOSGEB Desteği Sunulacak

 

Desteğin Adı “Stratejik Ürün Destek Programı” Olarak Belirlendi

KOSGEB tarafından sunulacak olan 5 Milyon TL değerindeki desteğin adı “Stratejik Ürün Destek Programı” olarak belirlendi ve başvurular alınmaya başlandı.

Destek kapsamında özellikle İmalat Sanayinde gelişmelerin yaşanması ve yurtdışından alınan ürünlerin Türkiye sınırları içerisinde üretilmesi amaçlanıyor.

Bu sistem sayesinde yurtdışından getirilen ve yüksek maliyetlere alınan ürünler çok daha uygun maliyetlerle Türkiye’de üretilecek ve son kullanıcıya daha uygun fiyatlarla sunulabilecek.

Buna bağlı olarak da ülkemizdeki paranın yurt dışına çıkması engellenmiş olacak. Hatta ilerleyen sürçte yurt dışına ürün satışı da seçenekler arasına alınmış olacak.

 

Yerli Üretim Destek İçin KOBİ'lere 5 Milyon TL KOSGEB Desteği Sunulacak

 

Programın Tanıtımı Ankara’da Yapıldı

Stratejik Ürün Destek Programı Lansmanı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile KOSGEB Başkanı Prof. Dr. Cevahir Uzkur’un katılımlarıyla Ankara’da yapıldı.

Program kapsamında özellikle otomotiv, savunma, havacılık, enerji, telekomünikasyon gibi kilit sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin desteklenmesi planlanıyor.

Destekler sayesinde KOBİ’lerin teknolojik üretim yeteneklerinin geliştirilmesi ve teknolojinin tabana yayılması kolaylaşacak. KOBİ ile büyük işletmelerin birlikte hareket edebilme yetenekleri geliştirilecek. İthal bağımlılığı yüksek olan malların yerli üretiminin desteklenmesi ile ithalatın ve cari açığın azaltılması hedefleniyor.

Öte yandan yurtiçi üretimde yerli ürün kullanımı sağlanarak yerli imalat sanayinin altyapısının geliştirilmiş olacak. KOBİ’lerde nitelikli insan kaynağının oluşturulması ve istihdamın artırılması sağlanacak. Cari açığın azaltılmasına katkıda bulunacak yatırımlar desteklenecek.

 

Yerli Üretim Destek İçin KOBİ'lere 5 Milyon TL KOSGEB Desteği Sunulacak

 

Desteklerin %70’lik Kısmı Geri Ödenmeyecek

Cari açığı azaltmaya katkıda bulunacak ürünler KOSGEB başkanlığı tarafından belirlenerek, bu ürünlerin üretilmesi ve ticarileşmesini sağlayabilecek işletmeler bu destekten faydalanabilecek.

Sağlanacak destekler, makine-teçhizat, yazılım giderleri, personel gideri, bilgi transferi, Test-analiz, kalibrasyon ve referans numune desteği ve Hizmet alımı destekleri şeklinde olacak.

Destek oranları % 70 geri ödemesiz, % 30 geri ödemeli oranı uygulanarak destek kapsamında alınacak makine teçhizatın yerli üretim olması önemli olup, yatırımın gerçekleşmesi için alınacak makine-teçhizat ve yazılım giderleri yerli malı belgesi kapsamında alınması durumunda geri ödemesiz destek oranına % 15 ilave edilecek.

İşletmeler desteklenmesi ön görülen tutarın %25’i kadar erken ödeme alabilecekler. Destek kapsamında istenen teminat mektubu giderleri de %100 oranında desteklenecek.

 

Desteğin Üst Limiti 5 Milyon TL Olarak Belirlendi

Program kapsamında proje başvuruları dönemsel olarak alınacak. Proje süresi en çok 36 ay olup, kurul kararı ile 6 aya kadar ek süre verilebilecek.

Program kapsamında verilecek desteklerin toplam üst limiti 5.000.000 TL olarak belirlendi.

Başkanlık; kalkınma planları, hükümet programları ve yıllık programlarda belirlenen hedefler ile stratejik dokümanlardaki öncelikler doğrultusunda; bölgesel, sektörel ve ölçeksel kriterler ile teknoloji düzeyi ve özel hedef gruplarını dikkate alarak iki katını geçmemek üzere destek üst limitini artırabilecek.

Kategoriler
Editörün Seçimi Girişimcilik Hibe ve Destekler Manşet

Genç Çiftçilere 30.000 TL Karşılıksız Destek (Detaylar ve Başvuru Şartları)

Genç Çiftçileri özendirmek ve projelerini hayata geçirebilmelerini sağlamak için 30.000 TL Karşılıksız Hibe ve 100.000 TL’ye kadar %0 Faiz oranı ile Kredi verilecek.

Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Kanun Kapsamında 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında başvuru yapan Genç Çiftçilere Karşılıksız Hibe Desteği sunulacak.

Kanun kapsamında Hibe alabilmek için kırsalda yaşayan genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitki üretimine yönelik projeler üretmesi gerekiyor.

 

Çiftçiye Destek
Çiftçiye Destek

 

30.000 TL Genç Çiftçi Hibesi Detayları ve Başvuru Şartları

Proje Bütçesi hazırlanırken KDV hariç tutularak hazırlık yapılacak ve proje bu şekilde sunulacak.

81 İlde, 20.000’den Az Nüfuslu Alanlarda Geçerli Olacak

Hibe kapsamında getirilen şartlardan birisi de bölgesel olarak 20.000 den az nüfusu olan bir yerleşim yerinde oturuyor olmak.

Örneği bulunduğunuz ve yaşadığınız ilçe 25.000 nüfusa sahip ise bu hibeden yararlanamıyorsunuz. Ancak bir köyde yaşıyorsanız ve nüfus haliyle 20.000 den az ise hibeden yararlanabiliyorsunuz.

Hibe kapsamında bir İl Sınırı ise yok.

Yapılacak ödemeler için gerekli kaynak, merkezi yönetim bütçe kanunu ile tahsis edilen ödenekten karşılanacak ve Ziraat Bankası aracılığıyla ödenecek. Proje başvuruları, ilgili yıl Bakanlık bütçesinde yer alan ödenek çerçevesinde değerlendirilecek.

Belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde projesi kabul edilen genç çiftçilere ön ödeme yapılabilecek.

Genç çiftçiler bu program kapsamında verilen hibeden sadece bir kez yararlanabilecek.

Aynı proje konusunda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının diğer hibe programlarından yararlananlar bu programdan faydalanamayacak.

Haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemeleriyle ilgili alacaklar ilgili hükümlerine göre tahsil edilecek. İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, desteklemelerden haksız yere yararlandığı tespit edilenler, beş yıl süreyle destek alamayacak.

Kararla; tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve genç kırsal nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesi amaçlanıyor. Söz konusu destek, 2016 Yılı Eylem Planı’nın 3 ay içerisinde gerçekleştirilecek vaatleri arasında yer alıyordu.

 

Başvuru Dilekçesi: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/04/20160405-2-1.pdf

 

Genç Çiftçilere 30.000 TL Karşılıksız Destek Kredisi
Genç Çiftçilere 30.000 TL Karşılıksız Destek Kredisi

 

30.000 TL Genç Çiftçi Hibesi Resmi Gazete Duyurusu

 

KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ KAPSAMINDA GENÇ ÇİFTÇİ PROJELERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2016/16)

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

 

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, kırsal alanda yaşayan genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere otuz bin TL’ye kadar hibe ödenmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.

 

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 3/6/2011 tarihli ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 16/2/2016 tarihli ve 2016/8540 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesine İlişkin Karara dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

  1. a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,
  2. b) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünü,
  3. c) Değerlendirme kriter tablosu: Uygulama esasları ile birlikte hazırlanacak olan, başvuru sahiplerinin ve hibeye esas projelerin özellik ve içeriğine göre puanlarını belirleyen tabloyu,

ç) Genç çiftçi: Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen gerçek kişileri,

  1. d) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu: Valilik Makamının oluru ile vali yardımcısının başkanlığında, bakanlık il müdürü, il müdür yardımcısı ile defterdarlık, il milli eğitim müdürlüğü, il çalışma ve iş kurumu müdürlüğü, ziraat odası başkanlığı ve ticaret borsası temsilcilerinden oluşan sekiz kişilik komisyonu,
  2. e) Genç çiftçi proje yürütme birimi: İl müdürlüğünde, kırsal kalkınma ve örgütlenme şube müdürü ve ilçe müdürlüklerinde, ilçe müdürü başkanlığında, mühendis, veteriner hekim, sosyolog, tekniker ve teknisyen gibi teknik ve sağlık hizmetleri sınıfındaki personelden oluşan en az üç kişilik birimi,
  3. f) Genel Müdürlük: Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü,
  4. g) Hibe sözleşmesi: Proje sahibi ile il müdürü veya ilçe müdürü arasında imzalanan ve hibeden yararlanma esasları ile tarafların yetki ve sorumluluklarını düzenleyen sözleşmeyi,

ğ) İl/ilçe müdürlüğü: Bakanlık il/ilçe müdürlüklerini,

  1. h) Kırsal alan: Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimlerini,

ı) Taahhütname: Programdan yararlanmak üzere başvuran kişilerin il/ilçe müdürlüğüne verdikleri idari, mali, hukuki ve teknik taahhütlerini içeren belgeyi,

  1. i) TİGEM: Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünü, ifade eder.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı Uygulama

Birimleri Görev ve Sorumlulukları

Genel müdürlük

MADDE 5 – (1) Genel Müdürlük bu Tebliğ kapsamında, Bakanlık adına, 31/12/2014 tarihli ve 2014/45 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinin (2014-2020) temel amaç ve ilkeleri ile politika öncelikleri ve tedbirleri çerçevesinde;

  1. a) Programın tanıtımını ve genç çiftçilerin bilgilendirilmesini sağlar.
  2. b) Programın idari ve mali yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesine destek verir.
  3. c) Program ile ilgili olarak, yıllık hibe programı ve bütçe teklifinin hazırlanmasını, bu tekliflerinin ilgili Bakanlık birimlerine iletilmesini ve bu tekliflerin kabulü için gerekli çalışmaların yapılmasını sağlar.

ç) Programın yürütülmesinde görevli personele yönelik eğitim programlarının hazırlanmasını ve düzenlenmesini sağlar.

(2) Program kapsamında illerde desteklenecek genç çiftçi sayısı ve hibe miktarı; Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumunun belirlemiş olduğu, kırsal alandaki yerleşim birimleri sayısı, genç çiftçi nüfusu, kırsal alan nüfusu ve sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi kriterleri ve programın yıllık bütçesi dikkate alınarak belirlenir.

 

İl müdürlüğü

MADDE 6 – (1) İl müdürlüğü, Bakanlık adına, bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;

  1. a) İl müdürlüğü bünyesinde genç çiftçi proje yürütme birimini oluşturur.
  2. b) Proje uygulamalarının amacına ve hibe sözleşmesinde belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesini, izlenmesini, düzenlenecek tüm belgelerin kontrolünü, onaylanmasını ve birer suretinin muhafazasını sağlar.
  3. c) İş ve işlemlerin idari, mali ve hukuki yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesini ve program kapsamında yapılacak tüm çalışmaların sekretaryasını ve koordinasyonunu yapar.

 

İlçe müdürlüğü

MADDE 7 – (1) İlçe müdürlüğü, Bakanlık adına, bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;

  1. a) İlçe müdürlüğü bünyesinde genç çiftçi proje yürütme birimini oluşturur.
  2. b) Genç çiftçilerce gerçekleştirilecek projelerin amaçlarına uygun olarak iş ve işlemlerin idari, mali ve hukuki yönden uyumlu bir şekilde yürütülmesini ve program kapsamında yapılacak tüm çalışmaların sekretaryasını, koordinasyonunu ve istenilen belgelerin il müdürlüğüne gönderilmesini sağlar.
  3. c) Uygulamaların hibe sözleşmesinde belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilmesini izler, düzenlenecek tüm belgelerin kontrolünü ve onaylanmasını yaparak birer suretini muhafaza eder.

 

Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu

MADDE 8 – (1) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu; bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında iş ve işlemleri yapar.

(2) Komisyon son başvuru tarihinden en geç beş gün önce kurulur.

 

Genç çiftçi proje yürütme birimi

MADDE 9 – (1) Genç çiftçi proje yürütme birimi, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde kurulur.

(2) Genç çiftçi proje yürütme birimi;

  1. a) Bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında proje uygulamalarını ve konu ile ilgili iş ve işlemleri yapar.
  2. b) Başvuruları alır, istenilen belgelerin ön kontrolünü yapar, ilgili formları hazırlayarak genç çiftçi proje değerlendirme komisyonuna tutanak ile teslim eder.
  3. c) İl ve ilçe düzeyinde projelerin uygulanmasını ve tamamlanan projelerin hibe ödemesinden sonra iki yıl süreyle izlenmesi ile ilgili olarak yapılacak iş ve işlemleri Bakanlık adına yürütür.

(3) Proje yürütme biriminin proje hazırlama yükümlülüğü yoktur.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Programın Proje Konuları, Başvuru Yeri, Genç Çiftçilerde

Aranan Şartlar ve İstenecek Belgeler

Programın proje konuları

MADDE 10 – (1) Genç çiftçi projeleri bu Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamında;

  1. a) Hayvansal üretime yönelik;

1) Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık projelerini,

2) Arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği projelerini,

3) Kanatlı ve ipekböceği yetiştiriciliği projelerini,

  1. b) Bitkisel üretime yönelik;

1) Kapama meyve bahçesi tesisi projelerini,

2) Fide, fidan, iç ve dış mekân süs bitkisi yetiştiriciliği projelerini,

3) Kontrollü örtü altı yetiştiriciliği projelerini,

4) Kültür mantarı üretimi projelerini,

  1. c) Yöresel ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik;

1) Tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi konulu projeleri,

2) Coğrafi işaretli, yerli gen kaynaklarını kullanarak, organik veya iyi tarım uygulamalı bitkisel ve hayvansal üretim konulu projeleri,

3) Coğrafi işareti olan gıdaların üretimi konulu projeleri,

kapsar.

 

Başvuru yeri

MADDE 11 – (1) Başvuruların, genç çiftçilerin kırsal alanda ikamet ettiği veya ikamet etmeyi taahhüt ettiği yerleşim biriminin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüklerine bizzat yapılması şarttır.

Başvuru yapacak genç çiftçilerde aranan şartlar

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ kapsamında başvuru yapacak genç çiftçilerde aşağıdaki şartlar aranır:

  1. a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
  2. b) Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 18 yaşından gün almış, 41 yaşından gün almamış olmak.
  3. c) Okur-yazar olmak.
  4. ç) Başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışıyor olmamak.
  5. d) Başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak.
  6. e) Başvuru tarihi itibarıyla KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak.
  7. f) Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak.

 

İstenecek belgeler

MADDE 13 – (1) Başvuru aşamasında aşağıdaki belgeler istenir:

  1. a) Nüfus cüzdanı fotokopisi.
  2. b) Ücretli çalışmadığına dair SGK’dan alınan belge.
  3. c) Ek-1’de yer alan başvuru dilekçesi.
  4. ç) Ek-2’de yer alan proje tanıtım formu.
  5. d) Ek-3’te yer alan imzalı taahhütname.
  6. e) Varsa yatırım yerinin genç çiftçiye ait olduğuna dair mülkiyet belgesi.
  7. f) Varsa proje konusu kapsamında eğitim belgesi.
  8. g) Proje konusu içeriğinde varsa coğrafi işaret tescil belgesi.
  9. ğ) Varsa engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olduğuna dair belge.
  10. h) Diploma sureti veya okur-yazarlık belgesi.

(2) Hibe sözleşmesi aşamasında aşağıdaki belgeler istenir:

  1. a) Yatırımı yapacağı yerde ikamet ettiğine dair belge.
  2. b) Yatırım yerine ait mülkiyet belgesi ya da kira sözleşmesi.

(3) Başvuru yapan genç çiftçilerden istenecek diğer belgeler ve tanzim edilmesi gereken formlar bu Tebliğ ve ilgili mevzuat kapsamında Bakanlık tarafından hazırlanacak uygulama rehberinde belirtilir.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Programın Uygulama Alanı, Hibe Desteği Miktarı

Uygulama alanı

MADDE 14 – (1) Bu program; nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimlerini ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve yirmi bin nüfusun altındaki yerleşim birimlerini kapsar.

Hibe desteği miktarı

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ kapsamında kabul edilen başvurularda, hibe sözleşmesi imzalanarak belirlenen şartları yerine getiren genç çiftçiye en fazla otuz bin TL’ye kadar hibe yoluyla destek verilir.

(2) Proje KDV hariç hazırlanır ve hibe ödemesi buna göre yapılır.

 

BEŞİNCİ BÖLÜM

Başvuruların Alınması, Değerlendirilmesi, Sözleşme ve Uygulama Zamanı

Başvuruların alınması

MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki başvurulara ilişkin esaslar şunlardır:

  1. a) Başvurular, bu Tebliğin yayımlandığı tarihten beş iş günü geçtikten sonra başlar.
  2. b) Başvuru süresi otuz gündür.
  3. c) Başvurular, il ve ilçe müdürlüklerinde kurulan genç çiftçi proje yürütme birimi tarafından tutanak karşılığı kabul edilir.

ç) Genç çiftçi proje yürütme birimleri tarafından düzenlenen başvuru dosyasına ait kontrol formu ve değerlendirme kriter tablosu, beş iş günü içerisinde genç çiftçi proje değerlendirme komisyonuna tutanak ile teslim edilir.

 

Başvuruların değerlendirilmesi

MADDE 17 – (1) Program kapsamındaki başvuruların değerlendirilmesi genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu tarafından aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır:

  1. a) Komisyon tarafından teslim alınan projeler on iş günü içerisinde değerlendirilip onaylanır.
  2. b) Komisyon tarafından hazırlanan nihai listeler belirlenen yerlerde ve şekilde ilan edilir.
  3. c) Proje değerlendirme komisyonunun bir başvuruyu reddetme ya da hibe vermeme kararı kesindir.

 

Hibe sözleşme ve uygulama zamanı

MADDE 18 – (1) Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu tarafından belirlenen ve nihai hale getirilen listelerde yer alan genç çiftçiler ile yapılacak hibe sözleşmesi aşağıdaki esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir:

  1. a) Hibe sözleşmesi imzalamaya hak kazanan genç çiftçiler ile beş iş günü içerisinde sözleşme imzalanır.
  2. b) İmzalanan hibe sözleşmesi gereği genç çiftçiler, sözleşme tarihinden itibaren en çok yüz yirmi gün içerisinde proje içeriğine esas alımları gerçekleştirirler ve hibe ödeme talebine ilişkin başvurularını yaparlar. Yüz yirmi günlük sürenin son gününün tatil gününe denk gelmesi halinde takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar müracaat edilebilir.

 

ALTINCI BÖLÜM

Hibe Ödeme Talebi, Ödemeler, Geri Ödeme ve Yaptırımlar

Hibe desteği ödeme talebi

MADDE 19 – (1) Hibe desteği ödemelerine ilişkin esaslar şunlardır:

  1. a) Genç çiftçi, hibe ödeme taleplerini, yatırıma ait fiili gerçekleşmelerden sonra veya hibe sözleşmesi bitim tarihinden itibaren, beş iş günü içerisinde yatırım yerinin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüğüne yapar.
  2. b) Genç çiftçi proje yürütme birimi, ödeme talebi ile ilgili belgeleri başvuru sahiplerinden alır, ödemeye ilişkin gerçekleşmeleri beş iş günü içerisinde yerinde tespit eder, belgelendirir ve tutanağa bağlar.
  3. c) İlçe genç çiftçi proje yürütme birimi, hibeye esas ödeme icmallerini beş iş günü içerisinde il müdürlüğüne gönderir.

ç) İl müdürlüğü, hibe ödemesine esas aylık ödeme icmallerini her ayın yirmi beşine kadar Genel Müdürlüğe gönderir.

  1. d) Genel Müdürlük, icmalleri banka ödeme formatına dönüştürüp hibe ödenmesini sağlar.

(2) İl müdürlükleri, aylık ödeme icmallerinin kontrol onayı ve ödeme işleminden sonra hibe proje sahiplerinin banka ve ödeme bilgilerinde hata tespit etmeleri halinde bu Tebliğ kapsamında Bakanlıkça hazırlanan uygulama rehberine göre iş ve işlemleri yürütür.

 

Hibe desteği ödemeleri

MADDE 20 – (1) Hibe ödemesi, proje sahibi genç çiftçinin T.C. kimlik numarasıyla uyumlu olarak T.C. Ziraat Bankası tarafından yapılır.

(2) Hibe ödemeleri, Türk Lirası olarak yapılır.

(3) İmzalanan hibe sözleşmesi sonrasında bu Tebliğ kapsamında yapılacak büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan alımlarında Bakanlıkça hazırlanan uygulama rehberi çerçevesinde ve belirlenecek miktarda genç çiftçinin muvafakati ile TİGEM’e ön ödeme yapılabilir.

 

Geri ödeme ve yaptırımlar

MADDE 21 – (1) Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır.

(2) Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.

(3) İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere bu Tebliğle belirlenen destekleme ödemelerinden haksız yere yararlandığı tespit edilen genç çiftçiler, beş yıl süreyle Tarım Kanununun 23 üncü maddesi gereğince hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.

 

Programdan sağlanan malların mülkiyeti

MADDE 22 – (1) Genç çiftçi, hibe sözleşmesi kapsamında hibeye esas proje içeriğindeki alımları ve amacını, ödemenin yapılmasından sonra iki yıl süre ile değiştiremez. Bu amaçla, il/ilçe müdürlükleri yılda en az bir kere olmak üzere proje faaliyetlerini yerinde kontrol eder ve tutanağa bağlar.

 

YEDİNCİ BÖLÜM

Proje Gider Esasları ve Kalemleri

Proje gider esasları

MADDE 23 – (1) Bu Tebliğ kapsamında hibe desteği verilecek proje giderlerinin;

  1. a) Genç çiftçi ile karşılıklı imzalanan hibe sözleşmesinden sonra ve süresi içerisinde gerçekleştirilmesi,
  2. b) Hibe sözleşmesi ekinde sunulan hibe desteğinin, verilecek proje giderleri kapsamında yer alması,
  3. c) İlgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi veya belgelere dayandırılması,

gerekir.

 

Gider kalemleri

MADDE 24 – (1) Hibe sözleşmesinden sonra ve süresi içerisinde gerçekleştirilen traktör ve bahçe traktörü haricindeki, makine, ekipman, donanım, malzeme, fide, fidan, tohum, misel, torf, yumurta, arılı kovan ve canlı hayvan alımı giderleri, bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde hibe desteği kapsamında değerlendirilir.

(2) Genç çiftçiler, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği proje konuları kapsamındaki canlı hayvan alımlarını TİGEM’den hayvan alım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirirler.

(3) Gider kalemleri ile ilgili diğer hususlar bu Tebliğ kapsamında Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama rehberinde belirtilir.

 

Proje kaynaklarından karşılanmayacak giderler

MADDE 25 – (1) Program kapsamında; hibe sözleşmesi onaylanmayan projelerle ilgili yapılan hiçbir harcama karşılanmaz, bu giderlerden dolayı Bakanlık herhangi bir sorumluluk ve yükümlülük üstlenmez.

(2) Bakanlık tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmeyen ve belgelendirilemeyen satın alma giderlerine hibe desteği ödenmez.

 

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Denetim

MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılan tüm işlemler gerekli görüldüğü takdirde Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından denetlenir. Bu denetimler sırasında yapılan işlemlere ait talep edilen tüm bilgi ve belgeler kendilerine sunulur.

 

Programın uygulanmasına ilişkin yayınlar

MADDE 27 – (1) Bu Tebliğin genel uygulama usul ve esaslarına açıklık getirmek, destek sağlamak amacı ile Bakanlık tarafından uygulama rehberi hazırlanır ve yayımlanır. Bu yayınlar uygulamaya esas teşkil eder.

(2) Bu Tebliğin uygulanmasında karşılaşılacak sorunların çözümü hakkında Bakanlık yetkilidir.

Yürürlük

MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 29 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

 

Resmi Gazete Duyuru Linkleri

 

Kategoriler
Girişimcilik Hibe ve Destekler

Genç Girişimcilere Vergi Muafiyeti Yasalaştı

Girişimciliği özendirmek ve Şirketleşmeyi ön plana çıkarmak için çıkarılan yeni yasaya göre Gençlere Vergi Muafiyeti sağlandı.

Yasaya göre Ticari, Zirai veya Mesleki Faaliyetleri sebebiyle İlk defa Gelir Vergisi Mükellefi olan ve 29 Yaşını Doldurmamış tam mükellef kişiler 3 Vergilendirme Dönemi Boyunca vergi muafiyetinden yararlanacaklar.

Tabi ki burada bir sınır da mevcut.

Buna göre muafiyet için belirlenen üst limit 75.000 TL olarak belirlenmiş durumda.

Eğer Gelir Vergisine esas olan tutar 75.000 TL’lik üst rakamı geçerse geçen miktarlar Gelir Vergisine tabi olacak.

 

Genç Girişimcilere Vergi Muafiyeti
Genç Girişimcilere Vergi Muafiyeti

 

Basit Usuldeki Mükelleflerde 8.000 TL Limiti Getirildi

Ticari kazancı Basit Usule tabi olan işletmelerde de Ticari Kazançların 8.000 TL’ye kadar olan kısımları Gelir Vergisinden Muaf olacak.

Bu rakam için 3 Dönem kuralı olmayacak. Ancak bu limit her sene Ekonomik Koşullara göre yeniden belirlenebilecek.

 

Şirketleşme Artacak mı?

Genç Girişimcilere sağlanan bu kolaylıklardan sonra özellikle Şirketleşme alanında bir artışın ortaya çıkması bekleniyor.

Genç Girişimcilerin hem 50.000 TL’ye Kadar Karşılıksız Destek alması hem de 3 Vergi Yılı boyunca Gelir Vergisinden Muaf olmaları şirketleşme noktasında büyük bir avantajın ortaya çıkması anlamına geliyor.